Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  6 Nisan 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Ücretsiz üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla en çok gerek duyulan şeyler olurlar.
Saint Augustus
Tarihte Bugün
Takvimler 06 nisan tarihini gösterdiği zaman...

1968 yılında,
Türkiye Maden-İş Sendikası'nın olağanüstü kongresinde DİSK'ten ayrılma kararı alındı.
1973 yılında,
Fahri Korutürk Cumhurbaşkanlığına seçildi.6 Nisan 1980' de görevi sona erdi.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Kapı aralığından...

Kapı aralığından...
'Bambaşka Hayatlar', Cem Uçan'ın ilk öykü kitabı. Uçan, sanatçı kumaşı olan bir kalem sahibi ve onu ileride bir öykü ustası olarak görmemiz olası

31/03/2006 (51 defa okundu)

DİNÇER SEZGİN (Arşivi)

Akıp gitmekte olan yaşamın bir yerinden bir kesit alın, kameranızı çevirin o kesite; zoom yapın, iyice yaklaşın, detaylar da belli olacak biçimde hâkim olun görüntüye ve gördüğünüzü, gördüklerinizi anlatmaya başlayın. Kaleminizin ucu tutun ki objektifiniz; görüntüyü o dile getiriyor, yani kâğıda geçiriyor. Fotoğraf kâğıdına değil de yazı kâğıdına yapıyor kaydı. Cem Uçan'ın Bambaşka Hayatlar adlı öykü kitabı için yapılabilecek en kesin, en kestirme yargı bu olabilir diye düşünüyorum. On üç öykünün bulunduğu yüz on dokuz sayfalık kitabın ilk iki öyküsünü ('Senin İçin' ve 'Bırakır') çok zorlanarak okudum. Adını hiç mi hiç duymadığım bu genç kalem için, kara bulutlar doluştu yüreğime. Ama ne olduysa oldu, üçüncü öyküden sonra öykülerin dili birden bire çözülüverdi, tutukluklar bitti, tıkızlıklar ortadan kalktı, doğallık tümüyle yerleşti satırlara, özentili anlatım son buldu, konuşur gibi bir söyleyiş çıktı ortaya. Cem Uçan anlattı, ben de dinledim son öykünün, son satırına kadar. Kitabı kapatıp bir kenara koymadan önce yeniden başa döndüm, zorlandığım o iki öyküyü yeniden okudum. İlk okuduğumda yaşadığım soğukluk, yabancılık, özentili anlatım bu kez çıkmadı karşıma. Onlardan sonra okuduğum on bir öykünün etkisiyle mi böyle bir izlenime kapıldım? Yoksa gerçekten, her yazarda olduğu gibi, onun diline de alıştığım için mi ilk etki yok olmuştu, bilemiyorum? Cem Uçan imzasını hiç anımsamadığımı söyledim. Yanılıyor muyum diye düşündüm uzun uzun, gerçekten anımsamıyordum. Ama yazımın en sonunda söyleyeceğimi şuracıkta söyleyivereyim; henüz otuz üç yaşında olan Cem Uçan öyküyü sürdürürse, öyküye böyle sıkı sarılırsa, dili üzerinde biraz daha dikkatlice durursa, gelecek yıllarda öykü defterinizin 'C' harfinde, şimdiden ona bir yer ayırın derim.

İnternet aşkları
Bambaşka Hayatlar ilk kitabı Uçan'ın. Anlatımda, kurguda, dilin rengine uygun görülen ağırlıkta, olaylar arası bağlantılarda, bağlantılardaki 'merak öğesi'nin dozunun ayarlanmasında, yeni bir söyleyiş bulma rahatlığında, konuşur gibi, doğallığı hiç yitirmeden yazma hünerinin yakalanmasında, şimdiden usta demekte sakınca bulmayacağımız bir kalem sahibi İzmirli yazarımız. Örneğin bir 'Ev' öyküsü var. Bir evin, uzun süre ortalıkta görünmeyen sahibini nasıl özlediğini anlatıyor bize. Şu daracık yere, o öyküden birkaç satır almadan edemeyeceğim; "Evin seni özlediğini düşünürsün. Bunca zaman yalnızlıktan sıkılmış olduğunu, karanlıkta, bin bir ürkütücü tıkırtının arasında hep seni beklediğini, kapının açılmasıyla birlikte sona eren hasretin coşkusunu düşünürsün. (...) Özlemiştir seni, ama aynı zamanda üzgündür, biraz da küskün. Onca zaman boyunca beklemiştir seni, aynen bıraktığın gibi bulabilmen için. Bekleyiş sürdükçe sabırsızlığı artmıştır." (s. 110).
İnternet aşklarından esinlenerek (sanıyorum) yazılan bir 'Kablodaki Mesaj' öyküsü var. İlk cümlemdeki "akıp giden yaşamın bir yerinden alınan bir kesit", sözüme 'cuk' oturan bir öykü. Kısacık ama, çağrışımı zengin, birkaç sayfada, şu an yaşanmakta olan internet sarasını ve yozlaşmayı çok güzel simgeleyen, tadına doyulmaz bir öykü. 'Korkunun Düşündürdükleri', 'Başka Bir Hayat', 'Bir Mektup Yaz', 'Bir Akşam' bu güzellik zincirinin öteki halkaları. Kitabın arka kapağında bu öyküler için "Sıradan bir şeyden hikâye çıkarmak, merak saikimizi yükseltip, aniden yarım bırakmak... Bambaşka hayatlardan, bitmemiş hikâyelere." deniliyor. Doğru bir saptama. Sanırım yazarlık, sanatçılık da bu. Herkes için sıradan olanın (görünen yüzün), herkese görünmeyen yüzünü ayrımsamak ve oradaki dramı yakalayıp, yazabilmek. Ondan bir öykü, bir roman çıkarabilmek. Cem Uçan, sanatçı dokusu, kumaşı olan bir kalem sahibi. Onu ileride bir öykü ustası olarak görmemiz elbette olası. Ama dilimizi çok seven biri olarak, söylemekte yarar görüyorum. Dil savrukluğundan kurtulacak, bu dili sevecek, iyi bilecek, örneğin yukarıdaki sözü 'merak saiki' söylemini yazdırmayacak kitabının arka kapağına. Örneğin ilk öykünün ('Senin İçin') ilk satırında "Daha önce defalarca kez söylemek istediklerimi..." gibi bir tümce ile çıkmayacak okurun karşısına. Sayılamayacak kadar çok noktalama yanlışı olmayacak, bu güzel öykülerde. Bambaşka Hayatlar'ı, bambaşka yazarlar yazar, sıradan olanlar değil. Hoş geldin Cem Uçan.

  • BAMBAŞKA HAYATLAR
    Cem Uçan, Sel Yayıncılık, 2005, 119 sayfa, 7 YTL.
  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    (Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI - CELÂL ÜSTER
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » Anadilden 'anne'nin diline - HANDE ÖĞÜT
    » 'Camia'yla şahıs, deliyle veli - RAGIP DURAN
    » 'Dalgalar o kıyıya ölüm taşıdılar' - SENNUR SEZER
    » Deniz hatıraların kendisidir
    » Mitolojinin ölümsüz ruhu - Z. HEYZEN ATEŞ
    » Melekler bile kurtaramaz... - BİLGİN ADALI
    » Dışardaki çocuk sesleri - ONUR CAYMAZ
    » KAPAK - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Edebiyat ne ola? - HİKMET TEMEL AKARSU
    » Kadın eli değmiş polisiyeler
    » Bir ömrün 20. yüzyıl tarihi - EKREM SOLGUN
    » Putkırıcılığın diyalektiği - GÖKHAN YAVUZ DEMİR
    » Taraftar birleşsin yoksa... - MEHMET ALİ GÖKAÇTI
    » İtalyan gençliğinin yeni kahramanı - CEM AKAŞ
    » Elveda bezim... - ECE ARAR EMENER
    » YENİ ÇIKANLAR
    » Film olan kitaplar - ZELİHA HEPKON

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    Sanal Alem'den...

    ÖZLÜ SÖZ #205
    "Evet bazen duyuyoruz böyle şeyler. Ben de buna karşı şunu düşünüyorum; o zaman sevişmek de arkaik. İlk insandan bu yana sevişiyoruz ama hiç modası geçmiyor. Sevişmenin modası ne zaman geçerse, tiyatronun modası da o zaman geçer."
    Hızır Tüzel'in "Tiyatro için biraz modası geçmiş bir sanat diyorlar," sözüne karşılık Haluk Bilginer...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
    ÇİZGİLER
    Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
    Kedilere güven olmaz... Garfield
    Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
    Babalar... Babalar
    Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
    İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
    Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | XML özetleri

    © RADİKAL internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.